Nevşehir - Çat Günlükleri: -18 Derecede Bir Yol Macerası

Bazen planlı geziler değil, plansız yolculuklar en unutulmaz anıları bırakır. Benim Nevşehir yolculuğum da tam olarak böyle başladı: Hem iş, hem ziyaret, hem de dondurucu bir İç Anadolu kışı...



"Yemez Anadolu Çocuğu!"

Otobüsle karlı yolları aşıp 4 saatte Nevşehir’e vardık. İlk sınavımız taksiciyle oldu. Taksimetre oyunlarına girmeye çalışan şoföre, Anadolu usulü "kabala pazarlık" ile cevabımızı verdik; 25 liraya Çat beldesine doğru yola koyulduk. Çat, merkeze yaklaşık 8 km mesafede, kendi halinde şirin bir belediyelik ilçe.



Büşra ve Poyraz Bakım Merkezi Ziyareti

Asıl gidiş amacımız, Çat’ta bulunan özel bir engelli bakım merkezindeki akrabamızı ziyaret etmekti. Tesis gerçekten güzel ve bakımlıydı. Hastamızı görüp hasret giderdikten sonra dönüş vakti geldi ama asıl macera o zaman başladı.



-18 Derece ve Skoda Pickup Testi

Merkeze dönmek için otobüs beklemeye başladık. Esnafa soruyoruz, "Otobüs var ama saati belli değil" diyorlar. Dışarıda hava -18 derece, resmen donuyoruz. Otostop denemelerimiz de sonuçsuz kalınca Çat’ta mahsur kalma korkusu sardı.

Nihayet bir amca durdu; ancak bir sorun vardı: Araba, arkası açık bir Skoda Pickup! Çaresizlikten atladık kasanın arkasına. Şehir merkezine inene kadar geçen o on kilometrede hatta 20 dakikalık yolda yaşadığım donma hissini tarif etmem imkansız. İndiğimizde vücudumuzun hiçbir uzvunu hissetmiyorduk. Üstüne bir de otogarı bulmak için o soğukta kilometrelerce yürüdük.



Mutlu Son: Aksaray'da Gelen Sıcaklık

Dönüş biletini alıp otobüsün sıcak koltuğuna oturduğumda bile hala titriyordum. Ellerimi ve ayaklarımı ancak Aksaray civarında hissetmeye başladım, sonrasında ise derin bir uykuya dalmışım.

Hala hayret ettiğim tek bir şey var: Bir beldede yaşayan insanlar, kendi otobüslerinin saatini nasıl bilmezler? Garip ama bir o kadar da unutulmaz bir Nevşehir hatırası oldu benim için.