İnternet hayatımıza girdiğinden beri artık hiçbir şey eskisi gibi değil. Uzay çağındayız; para göndermek için bankaya, alışveriş için mağazaya gitme zorunluluğu tarih oldu. Ancak internet bize milyonlarca kolaylık sunarken, bazılarına da "sanal bir kimlik" kurma şansı verdi. Birçok insan, gerçekte olmadığı birine dönüştü.
Profildeki Hayatlar ve "Milli Ameleler"
Eskiden Facebook yeni yeni hayatımızı işgal ederken, profiline en yakışıklı aktör resmini koyup, hobilerine IMDB’nin en iyi filmlerini dizen, mesleğine de "Sporcu" yazan ama gerçekte bambaşka bir hayat yaşayan insanlarla doluydu ortalık. İnternet, insanları hayalperest yaptı ve kendi sanal krallıklarını kurmalarına sebep oldu.
Knight Online'dan Griport Günlerine
Benim de internetle tanışmamın üzerinden çok sular aktı. Griport.com forumlarında yardımlaştığımız, sabahladığımız o samimi günleri hatırlıyorum. Bir dönem öyle bir noktaya geldik ki; insanların Knight Online gibi oyunlarda bir silah uğruna evini, arabasını sattığını duyduk. Sanal dünyanın cazibesi, gerçekliğin önüne geçti. Benim de bir ara internetteki arkadaş sayım, gerçek hayattakileri geçmişti. Bu tehlikeli eşikten, sosyal çevreme dönerek ve balık tutmak, ava gitmek gibi gerçek hobilerle kurtuldum.
Ekranın Arkasındaki "Fırlama", Karşındaki Sessiz
İnternetin en büyük yanılsaması budur: Ekranda saatlerce fırlama fırlama konuşan, herkesi etkileyen o çocukla gerçekte karşı karşıya geldiğinde, iki kelimeyi bir araya getiremediğine çok şahit oldum. Klavye başındaki cesaret, sokaktaki gerçeklikle uyuşmuyor.
Sözün Özü: Kendinize sanal hayatlar kurmayın. Sanala takılırken realden kopmayın. İnternet kimileri için bir iş sahası, kimileri için sadece iddia sonuçları veya film izlemektir. Sizin için hangisi olursa olsun, monitörün karşısından kalkmayı bilin. Çıkın dışarı; güneş hala doğudan mı doğuyor? Ağaçlar hala yeşil mi? Yaz geldi mi? Bir bakın. Gerçek hayat, piksellerden daha güzeldir.
Yorumlar (0)
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Yorum Yap